Doğal Organik Ürünler

Virginia Woolf`un Hazin Sonu ve İntihar Mektubu

★JudeL★

La Tahzen innaALLAH'e meane
Lady
Katılım
27 Tem 2017
Mesajlar
2,580
Tepkime puanı
7,691
Puanları
119
Cinsiyet
Kadın
İlişki Durumu
Yok
Takım
Galatasaray

İtibar Puanı:

1579435902489.png



1882 ile 1941 yılları arasında yaşayan ve 59 yıllık hayatında dünyada çok güzel izler bırakan İngiliz yazar Virginia Woolf, intihar etmeden önce bir mektup bırakmış.

1941 Mart’ının bir akşamında, yazar virginia woolf eve sırılsıklam gelir ve intihara teşebbüs eder. fakat başarısız olur. ne ki, birkaç gün sonra intiharı tekrar deneyecek olan yazar, bu kez başaracaktır. ruh sıkıntılarından kaçmak için ölümü seçen woolf’un cesedi ouse nehri’nde bulunur; yazarın ceketinin cepleri ağır taşlarla doludur…



Woolf’un bu yürek parçalayan son mektubunu, öldüğü gün eşi leonard bulur:

“salı

en sevdiğim,

yine delirecekmişim; bu korkunç günleri atlatamayacakmışız gibi hissediyorum. ve sanki giden zamanı geri çeviremeyeceğim. sesler duymaya başlıyorum ve konsantre olamıyorum. bu yüzden yapmam gereken şeyi yapıyorum. bana verebileceğin en büyük mutluluğu verdin. kimsenin yapamayacağı şeyleri yaptın. iki insanın birlikte daha mutlu olabileceğini sanmıyorum. ben artık savaşamayacağım. biliyorum, senin hayatını mahvediyorum, bensiz daha mutlu olacaksın. görüyorsun bu mektubu bile doğru düzgün yazamıyorum. okuyamıyorum. hayatımdaki bütün mutluluğu sana borçlu olduğumu söylemek isterim. bana karşı inanılmaz sabırlısın ve iyisin. Şunu söylemek istiyorum -aslında bunu herkes biliyor- eğer biri beni bu durumdan kurtarabilecek olsa bu sen olurdun. her şey beni terk edip gitti ama senin iyiliğin hep benimle kaldı. artık senin hayatını mahvetmeyeceğim. kimse, seninle mutlu olduğumuz kadar mutlu olamazdı.

1579435943342.png




 

Elifce

Dj Mevsim Fm
Katılım
29 Ağu 2019
Mesajlar
265
Tepkime puanı
912
Puanları
93
Konum
ıst
Cinsiyet
Kadın

İtibar Puanı:

Hersey beni terkedip gitti.Ama Senin iyiliğin benimle kaldı.
Ne mutlu ki öldüğü an bile dünyanın en mutlu kadını olarak ölmüş.
Yürek burkuyor gercekten.Cok derin ve anlamlı bi mektup.Sucluluk duygusunun getırdıgı nokta ve psikolojinin o girdabı..
Yuregıne saglık canım:(
 

BaRoN

Yönetici
SoHBeTFoRuMLaRi
Katılım
2 Haz 2019
Mesajlar
998
Tepkime puanı
2,477
Puanları
113
Yaş
44
Konum
istanbul
Cinsiyet
Erkek
İlişki Durumu
Evli
Takım
Fenerbahçe

İtibar Puanı:

evet guzellıkler bırakmıs ama guzel olmayan bır sonla veda etmıs
1882 ile 1941 yılları arasında yaşayan ve 59 yıllık hayatında dünyada çok güzel izler bırakan İngiliz yazar Virginia Woolf, intihar etmeden önce bir mektup bırakmış.
 

Elifce

Dj Mevsim Fm
Katılım
29 Ağu 2019
Mesajlar
265
Tepkime puanı
912
Puanları
93
Konum
ıst
Cinsiyet
Kadın

İtibar Puanı:

O psikolojik rahatsızlıkta.ölüm onun için ve sevdıklerı ıcın kurtulus ferahlık.ama anlasılamaz en yakınındakını cok sevsede sevılsede ..mektup zaten bunu anlatmıs.
 

BaRoN

Yönetici
SoHBeTFoRuMLaRi
Katılım
2 Haz 2019
Mesajlar
998
Tepkime puanı
2,477
Puanları
113
Yaş
44
Konum
istanbul
Cinsiyet
Erkek
İlişki Durumu
Evli
Takım
Fenerbahçe

İtibar Puanı:

Gizli İçerik
Bu içeriği görebilmek için bu gönderiye yanıt vermeniz gerekiyor.
 

★JudeL★

La Tahzen innaALLAH'e meane
Lady
Katılım
27 Tem 2017
Mesajlar
2,580
Tepkime puanı
7,691
Puanları
119
Cinsiyet
Kadın
İlişki Durumu
Yok
Takım
Galatasaray

İtibar Puanı:

Elifce min dediği gibi mektup derin keder ve anlam ifadeleriyle dolu son nokta olmuş.
Barona da kessinlikle katılıyorum asla intihar kabul edilemez bizim inancımiza göre de.
keşke en zor, buhranlı zamanlarımızda sığınacak tek gerçeğin Rabbimiz olduğunu, O'nun her şeyde bir "hayır " sakladığını bilip teselli bulabilsek.
 

★JudeL★

La Tahzen innaALLAH'e meane
Lady
Katılım
27 Tem 2017
Mesajlar
2,580
Tepkime puanı
7,691
Puanları
119
Cinsiyet
Kadın
İlişki Durumu
Yok
Takım
Galatasaray

İtibar Puanı:

Aşık WeyseLin Ertesi Gün Kaçacaqını Tahmin Ettiqi Karısının Çorabının İçine Bir Miktar Para Koyması Kadar DuyqusaL oLmasada Hazin Bi SoN oLmuş..
@KonyaLı evet Aşık Veysel'in bahsettiğiniz hikâyesi efsanedir. :)
keşke paylaşsanız da biz de tekrar hatırlasak:)
 

KonyaLı

SHBT Üye
Katılım
4 Kas 2018
Mesajlar
121
Tepkime puanı
481
Puanları
63
Yaş
42
Cinsiyet
Erkek
İlişki Durumu
Evli
Takım
Diğer

İtibar Puanı:

@KonyaLı evet Aşık Veysel'in bahsettiğiniz hikâyesi efsanedir. :)
keşke paylaşsanız da biz de tekrar hatırlasak:)
Aşık Veysel’i 25 yaşındayken köylerindeki en güzel kız olan Esma ile evlendirmişlerdi. Ailelerin uygun gördükleri bu evliliğin olmasını ne yazık ki Esma istememişti. Ama yapacak bir şeyi olmadığı için mecbur kalmıştı. Aşık Veysel eşini çok seviyordu bu nedenle eşini çok kıskanıyordu. Esma ise bu kıskançlıkları gereksiz görerek bunalıyordu. Belki de eşinden ve 8 senelik evliliğinden soğumasının en büyük nedeni buydu. Çünkü daha sonrasında Hüseyin adındaki komşusuna gönlünü kaptıracaktı. Aşık Veysel belki olanları göremiyordu ama hissediyordu. Eşinin onu bir gün bırakıp gideceğinin farkındaydı. Zaten çok fazla bir zaman geçmeden düşündükleri çıkmıştı. Esma bir gece Hüseyin ile birlikte kaçmıştı. Epeyce yol alan Hüseyin ve Esma bir yere oturarak soluklanmaya karar vermişlerdi. Yol boyunca çorabının içerisindeki bir şey Esma’yı rahatsız etmişti. Çorabını çıkararak ne olduğuna bakmaya karar veren Esma gördükleri karşısında çok şaşırmıştı. Çorabında 1 aylık geçimlerine yetecek kadar para vardı. O an Esma her şeyi anlamıştı, Veysel kaçacaklarını anlayarak parasız pulsuz sefil olmasınlar diye Esma’nın çorabına para koymuştu. Bu öyle bir sevgiydi ki kendisini aldatan eşine başka biriyle kaçarken bile kıyamamıştı. Yine aynı sebeple gönlünde açan çiçeğini başka bir adamın söküp almasına izin vermişti. Çünkü biliyordu, o çiçek başka bir gönülde açmayı diliyordu.
Şafak ve Güneşin Doğuşu
Eşinin onu terk edip gitmesi Aşık Veysel’i çok etkilemişti. O günden sonra kendini sürekli saz çalmaya vermiş, mısralarını acıya daha çok bulamıştı. Üzerinden ne kadar zaman geçerse geçsin ne eşini ne de ona olan sevgisini unutabilmişti. Yalnız çok kırılmıştı gönlü, bu şiiriyle dile getirmişti üzüntüsünü:
“Bir vefasız zalim yare bağlandım,

Tarih üç yüz otuz beşte evlendim.
Sekiz sene bir arada eğlendim,
Zalim kafir yetim koydu kuzumu.”
Esma kaçarken geride altı aylık kızını da bırakmıştı. Aşık Veysel kızını iki yıl kucağında gezdirmiş, ne çare o da yaşamamıştı. Onca acının üzerine bir de Esmayla arasındaki tek bağ olan kızını toprağa vermenin acısı eklenmişti. Aşık Veysel yıllar sonra Gülizar adında bir kadınla evlenmişti. Gülizar artık onun yoldaşı, arkadaşı, çocuklarının anası olmuştu. Ölene kadar birbirlerini sevmiş ve birbirlerinin yanından ayrılmamışlardı. Gülizar Aşık Veysel’i çok seviyordu, Esma ile olan anılarını bilse de hiçbir zaman kıskançlık yapmamış, Esma’nın kendisine bile iyi davranmıştı. Gülizar'ın Esma hakkında kötü konuştuğunu hiç duyan olmamıştı. Veysel’den 7 çocuğu olmuştu. Hem iyi bir anne hem de iyi bir eş olmuştu. Aşık Veysel ömrünün sonlarında onun sayesinde mutlu, huzurlu bir evliliğe şahit olmuştu.
“Onun başı daha çok ağrıyacak.”
Esma kaçtıktan sonra Hüseyin ile köye geri dönmüştü. Yalnız durumları çok kötüydü, ne paraları vardı ne pulları. Bunu duyan Aşık Veysel üzülmüş arada bir haber göndererek bir ihtiyaçları olup olmadığını sordurtmuştu. Bir gün Esma Aşık Veysel’in kapısını çalmıştı. Kapıyı Aşık Veysel’in kızı açmıştı. Ona başının çok ağrıdığını söylemiş, babasının ona bir ilaç verip vermeyeceğini sormasını istemişti. Aşık Veysel’in kızı biraz çekinmiş nasıl isterim diye düşünmüştü. Esma da ona “Sen iste, o verir” demişti. O da babasının yanına giderek olayı anlatmış ve ilacı istemişti. Aşık Veysel cebinden bir ilaç çıkararak kızına vermiş ve ağzından “Onun başı daha çok ağrıyacak.” sözleri dökülmüştü.Gerçekten de Esma hiç gün yüzü görmemişti. Ömrü sefalet içerisinde geçmişti. Aşık Veysel akciğer kanseri olup yatağa düşünce onunla helalleşmek için evine gitmiş, içeri girmeden kapıdan Aşık Veysel’in kızına ne niyetle geldiğini söylemişti. Kızı hemen babasına içeri gelebilir mi diye sormuştu. Aşık Veysel “İstiyorsa gelsin.” demişti. Fakat Esma kapıdayken ona yaşattıklarını düşünmüş ve ondan helallik alacak yüzünün olmadığının farkına vararak
gitmişti. Esma belki de yıllarca pişmanlık yaşamıştı ama bu hayatı o seçmişti ve sonuçlarına da böyle katlanıyordu. Ömrü sürekli dert çekerek geçen Aşık Veysel'in kimseden görmediği vefayı topraktan gördüğünü söylemesi Esma yüzdendi belki de. Fakat o gerçek aşkı Gülizarda bulmuştu. Güzel bir ömür geçirememişti belki ama onunla ömrünün sonunu güzel bir şekilde bitirmişti.
 

★JudeL★

La Tahzen innaALLAH'e meane
Lady
Katılım
27 Tem 2017
Mesajlar
2,580
Tepkime puanı
7,691
Puanları
119
Cinsiyet
Kadın
İlişki Durumu
Yok
Takım
Galatasaray

İtibar Puanı:

Aşık Veysel’i 25 yaşındayken köylerindeki en güzel kız olan Esma ile evlendirmişlerdi. Ailelerin uygun gördükleri bu evliliğin olmasını ne yazık ki Esma istememişti. Ama yapacak bir şeyi olmadığı için mecbur kalmıştı. Aşık Veysel eşini çok seviyordu bu nedenle eşini çok kıskanıyordu. Esma ise bu kıskançlıkları gereksiz görerek bunalıyordu. Belki de eşinden ve 8 senelik evliliğinden soğumasının en büyük nedeni buydu. Çünkü daha sonrasında Hüseyin adındaki komşusuna gönlünü kaptıracaktı. Aşık Veysel belki olanları göremiyordu ama hissediyordu. Eşinin onu bir gün bırakıp gideceğinin farkındaydı. Zaten çok fazla bir zaman geçmeden düşündükleri çıkmıştı. Esma bir gece Hüseyin ile birlikte kaçmıştı. Epeyce yol alan Hüseyin ve Esma bir yere oturarak soluklanmaya karar vermişlerdi. Yol boyunca çorabının içerisindeki bir şey Esma’yı rahatsız etmişti. Çorabını çıkararak ne olduğuna bakmaya karar veren Esma gördükleri karşısında çok şaşırmıştı. Çorabında 1 aylık geçimlerine yetecek kadar para vardı. O an Esma her şeyi anlamıştı, Veysel kaçacaklarını anlayarak parasız pulsuz sefil olmasınlar diye Esma’nın çorabına para koymuştu. Bu öyle bir sevgiydi ki kendisini aldatan eşine başka biriyle kaçarken bile kıyamamıştı. Yine aynı sebeple gönlünde açan çiçeğini başka bir adamın söküp almasına izin vermişti. Çünkü biliyordu, o çiçek başka bir gönülde açmayı diliyordu.
Şafak ve Güneşin Doğuşu
Eşinin onu terk edip gitmesi Aşık Veysel’i çok etkilemişti. O günden sonra kendini sürekli saz çalmaya vermiş, mısralarını acıya daha çok bulamıştı. Üzerinden ne kadar zaman geçerse geçsin ne eşini ne de ona olan sevgisini unutabilmişti. Yalnız çok kırılmıştı gönlü, bu şiiriyle dile getirmişti üzüntüsünü:
“Bir vefasız zalim yare bağlandım,

Tarih üç yüz otuz beşte evlendim.
Sekiz sene bir arada eğlendim,
Zalim kafir yetim koydu kuzumu.”
Esma kaçarken geride altı aylık kızını da bırakmıştı. Aşık Veysel kızını iki yıl kucağında gezdirmiş, ne çare o da yaşamamıştı. Onca acının üzerine bir de Esmayla arasındaki tek bağ olan kızını toprağa vermenin acısı eklenmişti. Aşık Veysel yıllar sonra Gülizar adında bir kadınla evlenmişti. Gülizar artık onun yoldaşı, arkadaşı, çocuklarının anası olmuştu. Ölene kadar birbirlerini sevmiş ve birbirlerinin yanından ayrılmamışlardı. Gülizar Aşık Veysel’i çok seviyordu, Esma ile olan anılarını bilse de hiçbir zaman kıskançlık yapmamış, Esma’nın kendisine bile iyi davranmıştı. Gülizar'ın Esma hakkında kötü konuştuğunu hiç duyan olmamıştı. Veysel’den 7 çocuğu olmuştu. Hem iyi bir anne hem de iyi bir eş olmuştu. Aşık Veysel ömrünün sonlarında onun sayesinde mutlu, huzurlu bir evliliğe şahit olmuştu.
“Onun başı daha çok ağrıyacak.”
Esma kaçtıktan sonra Hüseyin ile köye geri dönmüştü. Yalnız durumları çok kötüydü, ne paraları vardı ne pulları. Bunu duyan Aşık Veysel üzülmüş arada bir haber göndererek bir ihtiyaçları olup olmadığını sordurtmuştu. Bir gün Esma Aşık Veysel’in kapısını çalmıştı. Kapıyı Aşık Veysel’in kızı açmıştı. Ona başının çok ağrıdığını söylemiş, babasının ona bir ilaç verip vermeyeceğini sormasını istemişti. Aşık Veysel’in kızı biraz çekinmiş nasıl isterim diye düşünmüştü. Esma da ona “Sen iste, o verir” demişti. O da babasının yanına giderek olayı anlatmış ve ilacı istemişti. Aşık Veysel cebinden bir ilaç çıkararak kızına vermiş ve ağzından “Onun başı daha çok ağrıyacak.” sözleri dökülmüştü.Gerçekten de Esma hiç gün yüzü görmemişti. Ömrü sefalet içerisinde geçmişti. Aşık Veysel akciğer kanseri olup yatağa düşünce onunla helalleşmek için evine gitmiş, içeri girmeden kapıdan Aşık Veysel’in kızına ne niyetle geldiğini söylemişti. Kızı hemen babasına içeri gelebilir mi diye sormuştu. Aşık Veysel “İstiyorsa gelsin.” demişti. Fakat Esma kapıdayken ona yaşattıklarını düşünmüş ve ondan helallik alacak yüzünün olmadığının farkına vararak
gitmişti. Esma belki de yıllarca pişmanlık yaşamıştı ama bu hayatı o seçmişti ve sonuçlarına da böyle katlanıyordu. Ömrü sürekli dert çekerek geçen Aşık Veysel'in kimseden görmediği vefayı topraktan gördüğünü söylemesi Esma yüzdendi belki de. Fakat o gerçek aşkı Gülizarda bulmuştu. Güzel bir ömür geçirememişti belki ama onunla ömrünün sonunu güzel bir şekilde bitirmişti.
Muhteşem. Teşekkürler
 
Tüm sayfalar yüklendi.

Konuyu Görüntüleyen Kullanıcılar (Toplam:9)