chat

Kitap Kurtlarının Sorunu Tsundoku Nedir?

Şimşek

kun fe yekun
Süper Moderator
Katılım
14 Mar 2018
Mesajlar
3,357
Tepkime puanı
4,062
Puanları
113
Yaş
28
Konum
İzmir
Cinsiyet
Erkek
Takım
Galatasaray

İtibar Puanı:

Japonların kitap okuma sevgisini bilmeyen yok. Metroda, parkta, evde, işte her yerde kitap okumak su içmek kadar normal bir eylem… Dünyada okuryazar oranı en yüksek olduğu ülkelerin başında gelen Japonya’da kitaplarla ilgili önemli bir tanım var: Tsundoku! Peki anlamı ne?

Alıp okuyamama durumu
Kitap okumayı çok seviyorsunuz. Devamlı kitap satın alıyorsunuz. Evet, yine kitap okuyorsunuz. Ama okunmamış kitaplarınızın sayısı, okuduklarınıza fark atıyor. İşte ‘tsundoku’ tam olarak bu durumu ifade ediyor.


Satın alınan kitapları okuyamama durumuna deniyor. Yani her kitap kurduğunun bilmesi gereken bir kavram.


Ev dolup taşıyor
Biraz daha detaylı anlatalım. Kitap kurtları, satın almak istedikleri kitaplar konusunda hassas ve seçici davranıyor.

Leona, 7, poses inside a labyrinth installation made up of 250,000 books titled “aMAZEme” by Marcos Saboya and Gualter Pupo at the Royal Festival Hall in central London July 31, 2012. REUTERS/Olivia Harris (BRITAIN – Tags: ENTERTAINMENT TPX IMAGES OF THE DAY)
Yani öyle kafasına göre gidip de kitapçıya hiç okuyamayacağı kitapları almak istemek/almak gibi bir şey değil. Bu kitaplar tek tek itinayla satın alınıyor. Ama daha sonra oda, ev kitaplarla dolup taşıyor!

Yeni bir kitaba sahip olma hissi
Kitaplar, yığınlar halinde birikiyor da birikiyor. Ve bu kitapları okumak için bir türlü sıra gelmiyor. Kişi, bir yandan okumak istediği kitaplara vakit ayırıyor ama yeterli değil. Çünkü ‘yeni bir kitaba sahip olma’ hissi öyle baskın hale geliyor ki, okuma hızı ister istemez yavaş kaçıyor.


Ancak bu bir hastalıktan ziyade durum tespiti. Yani kitap alma takıntısı diye hafife alınabilecek, basite indirgenebilecek bir şey de değil o kadar.

Aslında gerçekten okumak istiyorlar
Sürekli kitap alan kişiler o kitaplara vakit ayırmak, sayfa sayfa her bir kitabı tek tek incelemek, onların altını çizmek istiyor.


Sosyal medyada fotoğraflar çekerek ya da evine gelen misafire “İşte bu kadar kitabım var” demek için değil. Yani bu insanlar kitapları okumamak, süs eşyası olarak kullanmak için değil gerçekten okumak istedikleri için o kitapları alıyor.


Başa çıkmak imkânsız mı?
Fakat işte okuyamıyorlar. Ancak zamansızlıktan ya da göz yorgunluğu gibi sebeplerden ötürü bu isteğini bir türlü hayata geçiremiyor. Dolayısıyla da kitaplar birikiyor da birikiyor. Ve bu durum onları mutsuz ediyor.


Peki bu durumla başa çıkmak imkânsız mı? Hiçbir çözüm yolu yok mu? Bir yandan düzenli kitap alışverişi yapıp diğer yandan aynı istikrarla ve hızla kitap okuyabilmek mümkün mü?

Peki ne yapmak gerekiyor?
Çare nedir? Kendini dizginlemek! Çok zor bir şeyden bahsediyoruz, özellikle çağımızın koşullarında. Çünkü çok fazla yerli ya da yabancı kitap yayınlanıyor.


Özellikle internetteki kitap alışveriş sitelerinde ciddi indirimler insanın kitap satın alma iştahını kabartıyor. Kitap kurtlarının bu iştahlı tablo karşısında kendilerini dizginlemesi gerçekten hiç kolay değil.

Bu bir bağımlılık
Ancak buna bir ‘dur’ demeniz gerekiyor. Bir tarafta okunacak çok fazla kitap varken halen daha yeni kitap almak istemek bağımlılık yaratan bir durum. Ve hangimiz bağımlılıklarımızla geçirmek istiyoruz ki bu kısacık hayatı?


Kitaplar, sığınacak limanlarımız, kendimizi bulmamıza vesile olan en hakiki dostlarımız. Ama ‘tsundoku’, alttan alta bizi mutsuz eden, maddi olarak çökerten bir durum. Ve bir bağımlılık. Hastalıkların teşhisi gibi düşünün. Farkında olmadan içinde bulunduğunuz bu durumu kabullenmeniz gerekiyor öncelikle.

Hedefler belirleyin
Kişiler ister istemez okuyamadığı kitaplardan ötürü kendilerini üzgün hissediyorlar. Hatta vicdan azabı duyuyor birçok kişi. Fakat izlenmesi gereken yol çok basit: Fark etmek ve ikinci adım olarak kendinize hedefler koymak…

Örneğin, her ay başında maaşınızın en fazla 10’da 1’ini kitap alışverişine ayırmak en pratik çözümlerin başında geliyor.

Karl Lagerfeld haklı…
Sevgili kitap kurtları… Yalnız değilsiniz. Arjantinli yazar Carlos Maria Dominguez’in ‘Kâğıt Ev’ adlı novellasındaki gibi kitapları okumayıp kitaplarla yaşıyor olabilirsiniz. Bunda sıkıntı yok.


Ancak… ‘Kitap diyeti’ uygulayıp okunmamış gıcır gıcır kitapların sarardığını görüp üzülmek yerine adım adım ilerleyin. Koskoca Karl Lagerfeld’in de dediği gibi, “Satın aldığınız her kitapla onu okuyacak zamanı da satın almalısınız.

Üzülmeyin, özellikle de internet alışverişlerinin yaygınlaşmasıyla birçok kitapseverin yaşadığı bir durum bu. Kontrol altına alındığı sürece hiçbir sıkıntı yok…

Yazan: Can Şişman
Kaynak:
Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
 

Konuyu Görüntüleyen Kullanıcılar (Toplam:0)