Evde Kal Türkiye

Güzel ve Etkili Konuşma Sanatı

★JudeL★

La Tahzen innaALLAH'e meane
Lady
Katılım
27 Tem 2017
Mesajlar
2,579
Tepkime puanı
7,691
Puanları
119
Cinsiyet
Kadın
İlişki Durumu
Yok
Takım
Galatasaray

İtibar Puanı:

1581251916128.png


Söz, ruhun aynasıdır; bir insan nasıl konuşuyorsa öyledir.” Publilius Syrus

Güzel ve etkili konuşma, doğuştan getirilen bir yetenek değildir. Denemelerle ve çalışmalarla sonradan kazanılan bir beceri, bir sanattır. Sesimize, sözümüze bu şekilde egemen olabiliriz. Türkçeyi doğru ve etkili bir biçimde kullanarak iletişim kurma yeteneklerimizi geliştirebiliriz. Konuşma sırasında dikkat edilmesi gereken ses, nefes, vurgu, tonlama ve fonetik konularındaki ipuçlarını uygulayarak konuşma sanatını öğrenebilirsiniz.
Her sanat gibi konuşma sanatının da kendine özgü incelikleri, kuralları ve püf noktaları vardır.
Güzel konuşma; yerine, zamanına, kişisine uygun olarak yapılan konuşmadır. Neyi, nerede, ne zaman, kime nasıl söyleyeceğini bilen bir kişinin güzel konuşmayla ilgili önemli bir problemi yok demektir. Hazırlıklı veya hazırlıksız herhangi bir sözlü anlatımın güzel ve etkili olması, konuşma yanlışları yapılmamasına bağlıdır. Şu hâlde, güzel konuşmayı içinde konuşma yanlışlarının olmadığı sözlü anlatım şeklinde tanımlamak da mümkündür.


KONUŞMA YANLIŞLARI
Konuşma yanlışları çevreye, eğitime, dilin kurallarını bilme seviyesine, alışkanlıklara ve kişiye göre değişmekle birlikte bunları;

1. Alışkanlıklardan kaynaklanan davranışla ilgili konuşma yanlışları,
Kişinin kendi çevresindeki diğer insanlarla (sözlü olarak) sağlıklı bir iletişim kurmasında alışkanlıklarının ve anlayışının payı büyüktür. Can çıkmadan huy çıkmaz. Atasözünde güzel bir şekilde ifadesini bulan bu gerçeğin güzel konuşma ile çok yakından ilgisi vardır. Çünkü, aşağıda bazılarını sıraladığımız olumsuzlukların pek çoğu kötü huylar ve alışkanlıklarla ilgilidir.

2. Söyleyiş tarzıyla ilgili konuşma yanlışları,
Kibirlenmek: Kişinin kendini diğer insanlardan üstün görmesi, onlara tepeden bakması, gururlanması demektir. Kibirli insanlar, ister istemez bu huylarını konuşmalarına da yansıtırlar. Başkalarına saygı göstermedikleri için kendileri de saygı görmezler. Toplum içinde sevilmeyen bu kişilerle kimse muhatap olmak da istemez.
“Hep ben bilirim, sen bir şeyden anlamazsın, en iyisini ben yaparım, o da bir şey mi, benim dediğim doğrudur” tarzındaki ifadeler kibirli insanlara özgü sözlerdendir.

3. Konuşma kurallarını bilmemekten kaynaklanan konuşma yanlışları,
İlgisizlik: Kibirli insanlar kendilerinden başka kimseye önem verme¬dikleri için çoğu zaman muhataplarını dinlemezler, yerli yersiz sorularla ilgisizliklerini de göstermiş olurlar. Böyle bir davranış, kişinin kendisine ve karşısındakine saygısızlığının da bir göstergesidir.
Konuşanın sözünü kesmek: Birisi konuşurken araya girmek, sorular sormak, sabırsızlık göstermek, itiraz etmek sözü kesmeyle ilgili bir davranış yanlışıdır. Birini dinlerken anlaşılmayan hususlar olabilir. Bunlar, kişinin sözünü tamamlaması beklendikten sonra uygun bir dille sorulmalıdır. Özellikle televizyonlardaki bazı tartışma programlarında muhatapların birbirlerini dinlemeyerek bir an önce kendi söyleyeceklerini bitirme yarışına girmeleri sırasında sergiledikleri tutum, bu konunun ilginç örnekleri arasındadır. Böyle bir anlayışla yapılan tartışmanın seyirciler tarafından beğenilmeyeceği de bir gerçektir.
Kendini yetersiz görmek: Kendini beğenmek kadar olmasa da kendini yetersiz görmek de bir davranış yanlışıdır. Çünkü başarılı bir konuşmanın temelinde kendine güven duymak vardır. “Ben yapamam, ben bilmem, ben bu işin üstesinden gelemem” gibi yanlış telkinler kişiyi başarısızlığa sürükleyen olumsuzluklardandır.
Alay etme alışkanlığı: Başkalarını hafife alarak onları toplum içinde güç duruma düşürmek, kişilerin fizikî yapıları için hoş olmayan sıfatlar kullanmak, birtakım eksiklikleri güzel olmayan bir üslûpla söylemek alay etme alışkanlığıyla ilgilidir. “İstediğini söyleyen istemediğini işitir.” sözünü her zaman hafızada tutmakta yarar vardır.


Mehmet Âkif’in şu nüktesi uygun bir örnek olacaktır:
Bir toplantıda sonradan görme gençlerden biri aklınca Âkif’i küçük düşürmek için alaylı bir sesle:
― Üstat, siz baytardınız değil mi, diye sorar.
Âkif gayet sakin, cevabını yapıştırır:
― Evet, bir yeriniz mi ağrıyordu?
 

★JudeL★

La Tahzen innaALLAH'e meane
Lady
Katılım
27 Tem 2017
Mesajlar
2,579
Tepkime puanı
7,691
Puanları
119
Cinsiyet
Kadın
İlişki Durumu
Yok
Takım
Galatasaray

İtibar Puanı:

Emegine saglik judel mm örnek ayrica cok iyi :)
@Yaren mm teşekkür ederim balımm:*
bir de üstaddan gönderelim :)


Üstad Necip Fazıl Kısakürek bir gün konferans verirken salonda bulunanlardan birisi kürsüye salatalık fırlatır.
Salatalığı eline alan Necip Fazıl salondakilere dönerek:
"- Birisi kimliğini göndermiş, kiminse gelsin alsın" der.
 
Tüm sayfalar yüklendi.

Konuyu Görüntüleyen Kullanıcılar (Toplam:0)